Friday, October 13, 2006

İzmir'den sevgiler...


Bana neler vaad ettiğinin farkında değildi bu şehir. Bende çaktırmadım.
Pek sessiz, pek dingin. Tarih yormuş biraz. Ama görmüş geçirmiş, belli. Bir çok yıkıma terkedilmiş harabemsisi ve bu harabemsisilerin her geçişte hayranlık uyandıran muhteşem kapıları var.
Sokağa çıktığında, caddenin diğer tarafının sularla kaplı olduğunu görmeyede çok çabuk alışıyor insan. Sonra bu alışkanlık utandırıyor onu. Hiç bir şeye alışmak istemiyor. Her gün yep yeni yaşansın istiyor. Yine gözünün doymadığının farkına varması gecikmesizin yakasına yapışıyor. Rutinlerin var olması gerektiğini hatırlıyor. Her günün "yep yeni" yaşanmasının da rutine girebileceği neden insanın aklına gelen ilk şey değil diye sorarken, bu fotoğrafa rastlıyor gözler sanal alemde. Anında şeçip geçiriyor tabi algılar.
Fotoğraf büyüyor..
Sevgilinin yanındasın huuu diyor birileri, ne harabemsileri, ne kapıları, ne sularla kaplı şehir bölümleri, rutin ne...